Marka Tescil Başvurusu Sürecinde İtiraz veya Olumsuz Değerlendirme Olursa Müşteri Nasıl Bilgilendirilir ve Hangi Alternatifler Sunulmalıdır?
Marka tescil süreci, yalnızca başvurunun yapılmasıyla sınırlı olmayan; başvurunun izlenmesi, olası risklerin yönetilmesi ve müşteriyle şeffaf iletişim kurulmasını gerektiren dinamik bir süreçtir. Bu süreçte Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan resen ret, üçüncü kişi itirazları veya şekli eksiklik bildirimleriyle karşılaşılması mümkündür. Profesyonel bir vekillik hizmetinde, bu tür olumsuzlukların müşteriye aktarılma şekli ve sunulan alternatifler, hizmet kalitesini doğrudan belirler.
İlk aşamada, itiraz veya olumsuz değerlendirme alınır alınmaz müşteri gecikmeden ve açık bir dille bilgilendirilmelidir. Bildirim yalnızca resmi yazının iletilmesi şeklinde olmamalı; yazının ne anlama geldiği, sürecin hangi aşamada olduğu ve hangi süreler içinde aksiyon alınması gerektiği net biçimde açıklanmalıdır. Teknik ve hukuki terimlerin yoğun olduğu resmi bildirimler, sadeleştirilerek müşterinin anlayabileceği bir dile çevrilmelidir. Bu yaklaşım, müşterinin süreci kontrol altında hissetmesini sağlar.
Bilgilendirme sonrasında ikinci kritik adım, olası senaryoların müşteriye sunulmasıdır. Örneğin resen ret durumunda, ret gerekçesinin ayırt edicilik eksikliği mi yoksa önceki bir marka ile karıştırılma ihtimali mi olduğu açıkça ortaya konmalıdır. Karıştırılma ihtimali söz konusuysa, markalar arasındaki görsel, işitsel ve anlamsal farklar değerlendirilerek savunma yapılması bir seçenek olabilir. Ayırt edicilik eksikliği durumunda ise, kullanım delilleri sunulması veya marka kapsamının daraltılması alternatif olarak önerilebilir.
Üçüncü kişi itirazlarında ise, itiraz eden markanın hukuki durumu, tescil kapsamı ve fiili kullanımı analiz edilmelidir. Bazı durumlarda güçlü bir hukuki cevap ile başvuru süreci başarıyla devam edebilirken, bazı durumlarda stratejik geri çekilme veya marka revizyonu daha rasyonel olabilir. Bu noktada müşteriye yalnızca “itiraz geldi” bilgisi değil, hangi seçeneğin maliyet, süre ve başarı ihtimali açısından avantajlı olduğu net biçimde sunulmalıdır.
Alternatif öneriler arasında; markaya ayırt edici ek unsurlar eklenmesi, mal ve hizmet listesinin daraltılması, yeni bir marka başvurusu yapılması veya paralel bir yedek marka stratejisinin oluşturulması yer alabilir. Özellikle ticari faaliyetin aksamaması için, ana markayla birlikte alternatif marka senaryolarının önceden planlanması müşteriye güven verir.
Sonuç olarak, itiraz veya olumsuz değerlendirme süreçleri bir kriz değil; doğru yönetildiğinde stratejik bir yönlendirme fırsatıdır. Müşteriyle şeffaf iletişim kuran, seçenekleri net biçimde ortaya koyan ve karar sürecine rehberlik eden bir vekillik yaklaşımı, uzun vadeli müşteri memnuniyetini sağlar.
Marka Sürecinizde Sürprizlerle Değil, Planlı Adımlarla İlerleyin
Marka başvurunuzda itiraz veya ret riskiyle karşılaşırsanız yalnız değilsiniz. Meslek Patent olarak, itiraz yönetimi, güçlü savunma hazırlığı ve alternatif marka stratejileri ile süreci sizin adınıza profesyonelce yönetiyoruz.
Ücretsiz marka başvuru risk analizi için bizimle iletişime geçin.
Markanız için en güvenli ve sürdürülebilir yolu birlikte belirleyelim. Ekrandaki whatsapp ikonuna tıklayarak hemen bilgi alabilir veya ayrıntılı bilgi almak için 0216 553 22 23 telefon üzerinden bizimle iletişime geçebilir. İletişim bilgilerimiz için tıklayın.

