Marka tescil süreci, çoğu girişimci ve işletme sahibi için heyecan verici olduğu kadar streslidir. Başvuru yapıldıktan sonra “artık iş tamam” düşüncesi yaygındır. Ancak uygulamada en çok panik yaratan durum şudur:
“Marka başvuruma itiraz geldi.”
Bu noktada akla hemen şu sorular gelir:
Markam reddedilecek mi?
Bunca emek ve masraf boşa mı gitti?
İtiraza karşı bir şey yapabilir miyim?
Bu makalede, marka başvurusu sonrasında gelen itirazların ne anlama geldiğini, nasıl değerlendirildiğini, itirazlara karşı savunmanın (karşı görüş) süreci nasıl etkilediğini ve en önemlisi doğru stratejiyle şansın nasıl ciddi şekilde artırılabileceğini tüm yönleriyle ele alacağız.
Marka Tescilinde “İtiraz” Nedir?
Türk Patent ve Marka Kurumu’na (TÜRKPATENT) yapılan marka başvuruları, şekli ve mutlak ret nedenleri yönünden incelendikten sonra Resmî Marka Bülteni’nde yayımlanır.
Bu yayın, üçüncü kişilere şu hakkı tanır:
“Bu marka, benim daha önceki markama benziyor ve haklarımı ihlal ediyor” diyerek itiraz etme hakkı.
Yani itiraz, çoğunlukla:
- Daha önce tescilli veya başvurusu yapılmış bir markaya sahip olan kişi ya da şirketlerden gelir.
- Rekabeti, karıştırılma ihtimalini veya tanınmışlık iddiasını temel alır.
Önemli nokta şudur:
İtiraz gelmesi, markanızın otomatik olarak reddedileceği anlamına gelmez.
İtiraz Geldiğinde İlk Yapılmaması Gereken Hata: Panik
İtiraz yazısını alan birçok başvuru sahibi şu hataları yapar:
- Hiç savunma yapmadan sürenin geçmesini bekler
- “Nasıl olsa haklıyım” diyerek dosyayı ciddiye almaz
- Duygusal tepkilerle yanlış ve zayıf savunmalar sunar
- Profesyonel destek almadan süreci yürütmeye çalışır
Oysa itiraz süreci, hukuki ve stratejik bir mücadeledir. Doğru yönetildiğinde, başvurunun kabul edilmesi son derece mümkündür.
İtiraz Geldikten Sonra Ne Kadar Sürem Var?
TÜRKPATENT sistemine göre:
- İtiraz size tebliğ edildikten sonra
- 1 ay içinde karşı görüş (savunma) sunma hakkınız vardır
Bu süre kesindir ve uzatılamaz.
Bu nedenle:
- Süre takibi hayati önemdedir
- Savunmanın son güne bırakılması ciddi risk oluşturur
Karşı Görüş (Savunma) Nedir?
Karşı görüş, itiraz eden tarafa ve Kuruma hitaben yazılan, itirazın neden yerinde olmadığını hukuki ve teknik gerekçelerle açıklayan resmi bir metindir.
İyi hazırlanmış bir karşı görüşte genellikle şu unsurlar bulunur:
- Markalar arasındaki görsel, işitsel ve anlamsal farklar
- Hitap edilen tüketici kitlesinin dikkat düzeyi
- Sınıfların ve faaliyet alanlarının fiili çakışıp çakışmadığı
- Markanın ayırt edicilik gücü
- İtiraz eden markanın kapsamının sınırları
- Gerekirse Yargıtay ve TÜRKPATENT emsal kararları
Kısacası karşı görüş, “Ben haklıyım” demek değil;
Neden haklı olduğunuzu hukuki dilde ispat etmektir.
Savunma Yapmak Gerçekten Sonucu Değiştirir mi?
Bu soru en sık sorulan sorudur ve cevabı nettir:
Evet, ciddi şekilde değiştirir.
Uygulamada:
- Savunma yapılmayan dosyalar büyük oranda reddedilir
- Zayıf ve teknik bilgi içermeyen savunmalar etkisiz kalır
- Profesyonelce hazırlanmış karşı görüşlerde kabul oranı belirgin şekilde yükselir
Çünkü TÜRKPATENT:
- Tarafların sunduğu argümanları dikkate alır
- Otomatik değil, dosya bazlı değerlendirme yapar
Yani itiraz, kesin bir son değil, doğru savunmayla aşılabilir bir engeldir.
Her İtiraz Haklı mıdır?
Hayır. Uygulamada pek çok itiraz:
- Aşırı geniş yorumlara dayanır
- Sırf “önünü kesmek” amacıyla yapılır
- Karıştırılma ihtimali somut olarak ortaya konulamaz
- Tanınmışlık iddiasını ispatlayamaz
Bu tür itirazlar, iyi hazırlanmış bir savunma ile çoğu zaman bertaraf edilir.
Ancak bunun için:
- Markalar arası farkların doğru analiz edilmesi
- Sınıf ve alt grupların teknik olarak değerlendirilmesi
- İtirazın hukuki dayanağının zayıf noktalarının tespit edilmesi gerekir
Savunma Sonrası Süreç Nasıl İlerler?
Karşı görüş sunulduktan sonra:
- TÜRKPATENT itiraz ve savunmayı birlikte inceler
- Dosya üzerinden değerlendirme yapılır
- Kurum:
- İtirazı tamamen reddedebilir (başvurunuz kabul edilir)
- İtirazı kısmen kabul edebilir (bazı sınıflar çıkarılabilir)
- İtirazı kabul edebilir (başvuru reddedilir)
Burada kritik olan şudur:
Sonucun büyük kısmı savunmanın kalitesiyle doğrudan ilişkilidir.
“Nasıl Olsa Reddedilir” Düşüncesi Neden Yanlış?
Birçok marka sahibi, itiraz geldiğinde şu psikolojiye girer:
“Karşı taraf büyük firma, kesin kazanır.”
Bu düşünce çoğu zaman yanlıştır. Çünkü:
- Marka hukuku “büyüklük” değil hukuki hak üzerinden işler
- Tanınmışlık iddiası belgeyle ispatlanmak zorundadır
- Benzerlik değerlendirmesi subjektif değil, kriterlere bağlıdır
Dolayısıyla, dosya baştan kaybedilmiş değildir.
Profesyonel Destek Neden Bu Aşamada Kritik?
İtiraza karşı savunma:
- Dilekçe yazmaktan ibaret değildir
- Hukuki yorum, emsal bilgisi ve strateji gerektirir
- Tek bir yanlış cümle bile dosyanın kaderini etkileyebilir
Bu nedenle marka itiraz süreci:
- Deneme-yanılma yapılacak bir alan değildir
- “Sonradan düzeltiriz” denebilecek bir süreç hiç değildir
Sonuç: İtiraz Bir Tehdit Değil, Yönetilmesi Gereken Bir Süreçtir
Marka başvurunuza itiraz gelmesi:
- Sürecin bittiği anlamına gelmez
- Markanızın zayıf olduğu anlamına gelmez
- Doğru savunmayla aşılmayacak bir engel değildir
Asıl önemli olan:
- Süreyi kaçırmamak
- Dosyayı ciddiye almak
- Savunmayı stratejik ve profesyonel şekilde hazırlamaktır
Marka başvurunuza itiraz geldiyse süreci şansa bırakmayın.
İtirazlara karşı doğru savunma için Meslek Patent ve uzmanlarımıza danışabilirsiniz. Ekrandaki whatsapp ikonuna tıklayarak hemen bilgi alabilir veya ayrıntılı bilgi almak için 0216 553 22 23 telefon üzerinden bizimle iletişime geçebilir. İletişim bilgilerimiz için tıklayın.

