WhatsApp için hemen ikona tıklayın

Patent

Patent (155)

Patent ile ilgili soruları burada bulabilirsiniz :

Tekniğin Bilinen Durumu Nasıl Belirlenir?

Prior Art , Önceki patentler , Bilimsel makaleler , Espacenet , Avrupa Patent Ofisi , WIPO , WIPO PATENTSCOPE , Google Patents , USPTO , TürkPatent , Patent , Patent Tescili , Patent Nasıl Alınır , Patent Araştırma , Patent İnceleme , Patent Sorgulama

 Araştırma Raporunda Eksikliği Patent Geçerliliğini Nasıl Etkiler?

1. “Tekniğin Bilinen Durumu” (Prior Art) Nedir?

Patent hukukunda “tekniğin bilinen durumu”, başvuru tarihinden (veya öncelik tarihinden) önce kamuya sunulmuş olan her türlü bilgi ve belgeyi kapsar. Bu bilgiler:

  • Önceki patentler
  • Bilimsel makaleler
  • Kitaplar, kataloglar, web siteleri
  • Konferans sunumları
  • Kamuya açık ürünler

gibi birçok farklı kaynaktan olabilir. Hangi dilde ve nerede yayımlandığı önemli değildir. Önemli olan, kamuya sunulmuş olmasıdır.

2. Tekniğin Bilinen Durumu Nasıl Belirlenir?

a) Patent Veritabanlarında Araştırma

En önemli kaynaklardan biri, ulusal ve uluslararası patent veritabanlarıdır. Örneğin:

  • Espacenet (Avrupa Patent Ofisi)
  • WIPO PATENTSCOPE
  • Google Patents
  • USPTO
  • TÜRKPATENT Patent araştırma veritabanı

b) Bilimsel ve Teknik Yayınlar

Üniversitelerin makale veri tabanları, Google Scholar, IEEE, ScienceDirect gibi kaynaklar da araştırma için kullanılır.

c) Ticari Kataloglar, Ürün Broşürleri, Web Siteleri

Özellikle endüstriyel başvurularda ürün katalogları, geçmiş fuar sergileri gibi kaynaklar da dikkate alınmalıdır.

3. Araştırma Raporu ve Ön İnceleme Süreci

Patent başvurusu yapıldıktan sonra TÜRKPATENT veya Avrupa Patent Ofisi gibi otoriteler, bir araştırma raporu (ve varsa yazılı görüş) yayınlar. Bu rapor:

  • Başvurudaki istemlere benzer olan önceki dokümanları listeler.
  • İstemlerin yenilik (novelty) ve buluş basamağı (inventive step) içerip içermediğine dair bir görüş sunar.

Bu belge, başvuru sahibine başvurusunun güçlü ve zayıf yönlerini gösterir.

4. Araştırma Raporunda Eksiklik Olursa Ne Olur?

a) Rapor Yüzeysel veya Eksikse

Araştırma yapan uzman, bazı önemli dokümanları atlamış olabilir. Ancak bu, buluşun otomatik olarak patentlenebilir olduğu anlamına gelmez.

???? Patent verildikten sonra bile, üçüncü kişiler geçerlilik itirazında bulunabilir ve mahkemeye sunacakları daha güçlü "bilinen teknik" belgeleriyle patenti iptal ettirebilirler.

b) Patent Tescil Edilmiş Olsa Bile Geçersiz Sayılabilir ya da İtiraz Edilebilir

Örneğin:

Bir kişi 2023 yılında Türkiye'de bir patent başvurusunda bulunmuş ve başvuru, araştırma ve inceleme süreçlerinden geçerek 2024 yılında tescil edilmiştir. Ancak başvurunun konusu, 2021 yılında ABD’de yayımlanmış bir bilimsel makalede zaten açıklanmıştır ve bu makale, araştırma ya da inceleme raporlarına yansımamıştır.

Bu durumda:

  • Tescil kararı Resmî Bültende yayımlandıktan sonra 6 ay içinde, herhangi bir üçüncü kişi, TÜRKPATENT’e itiraz edebilir (SMK m.99). Bu itiraz, söz konusu 2021 tarihli makaleye dayanarak yapılabilir.
  • Eğer bu 6 aylık itiraz süresi geçirilmişse, veya itiraz yerine doğrudan adli yol tercih edilmek istenirse, patente karşı hükümsüzlük davası açılabilir (SMK m.138).
  • Mahkeme, bu yeni gösterilen dokümanın tekniğin bilinen durumu kapsamında olduğunu değerlendirirse, patentin yenilik veya buluş basamağı kriterlerini karşılamadığına hükmedebilir ve patentin hükümsüzlüğüne karar verebilir.

5. Yargıtay ve EPO Kararlarında Uygulama

Türk yargı kararlarında, mahkemeler patentin geçerliliğini değerlendirirken tekniğin bilinen durumu kavramını doğrudan ele alır. Yargıtay, “kamuya sunulmuş bilgi ve belgeler dikkate alınmadan verilmiş patentin yenilik unsuru taşımadığı” yönünde kararlar vermiştir.

Avrupa Patent Ofisi (EPO) ise, "problem-solution approach" denilen metodolojiyle mevcut teknikten başvurarak buluş basamağını sorgular. Bu yaklaşımda önceki belgeler çok dikkatli seçilir ve yorumlanır.

6. Sonuç ve Tavsiyeler

Tekniğin bilinen durumu, bir patent başvurusunun kaderini belirleyen en kritik unsurlardan biridir. Araştırma raporu ne kadar güçlü olursa olsun:

 Başvuru öncesinde profesyonel bir patent araştırması yapılmalıdır.
Raporda yer almayan benzer dokümanlar, tescilden sonra patentin iptaline yol açabilir.
 Patent vekili, başvuru öncesinde veya sonrasında “özgünlük analizi” yaparak riski minimize etmelidir.

 Özetle:

"Kötü bir araştırma raporu, kötü bir patent demek değildir; ama doğru değerlendirilmemiş bir ‘bilinen teknik’, en güçlü patenti bile çökertebilir." Ayrıntılı bilgi almak için 0216 553 22 23 telefon üzerinden hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerimiz için tıklayın.[...]

Read more

Ulusal Öncelik Hakkı Nedir?

Patent , Patent Tescili , Patent Nasıl Alınır , Patent Araştırma , Patent,n Geçerli Olduğu Ülkeler , PCT , PCT Süreci , PCT başvurusu yapılacak hedef ülkeler , Patentte Ulusal Öncelik Hak , Patent Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler , Patent Hakkı , Patent Hakkı Talebi

Türkiye'de Yapılan Bir Başvurunun Uluslararası Patent Süreçlerine Etkisi

Fikri mülkiyet sisteminde "öncelik hakkı", bir buluş sahibine tanınan ve buluşunun tarihsel önceliğini koruyan son derece stratejik bir haktır. Bu hak, özellikle uluslararası patent koruması hedefleyen girişimciler, araştırmacılar ve şirketler için büyük önem taşır. Türk Patent ve Marka Kurumu’na (TÜRKPATENT) yapılan bir başvuru, doğru kullanıldığında küresel bir koruma zincirinin ilk halkası olabilir.

1. Ulusal Öncelik Hakkı Nedir?

Ulusal öncelik hakkı, bir kişinin Türkiye'de yaptığı bir patent başvurusuna dayanarak, bu başvurunun tarihini, sonraki yurtdışı başvurularında da geçerli saydırabilmesine olanak tanır. Bu hak, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında düzenlenmiş olup, başvuru tarihinden itibaren 12 ay içinde başka ülkelerde yapılan başvurular için geçerlidir.

Bu süre içinde başka bir kişi aynı ya da benzer bir buluşu kendi ülkesinde veya başka ülkelerde başvursa bile, öncelik hakkını elinde bulunduran kişi, ilk başvuru tarihini geçerli saydırarak avantaj sağlar.

2. Ulusal Öncelik Hakkının Amacı Nedir?

Buluşların kamuya açıklanması, fuarlarda sergilenmesi ya da bilimsel makalelerde yayımlanması gibi durumlarda, buluşun "yeni" sayılması riske girebilir. Öncelik hakkı sayesinde, buluş sahibi hem erken bir tarih elde eder hem de bir yıllık "düşünme süresi" kazanarak hangi ülkelerde koruma arayacağını planlayabilir.

3. Örnekle Açıklayalım:

Diyelim ki bir girişimci olan Ayşe Hanım, 1 Temmuz 2025 tarihinde TÜRKPATENT'e bir patent başvurusunda bulundu. Bu başvurunun konusu, akıllı tarım sistemleriyle ilgili yeni bir sulama algoritması.

Ayşe Hanım bu tarihten sonra ürününü geliştirmeye devam eder ve farklı ülkelerde yatırımcılarla görüşmelere başlar. Ancak 2026 yılında Avrupa’da, ABD’de ve Çin’de de bu buluşu korumak ister.

İşte bu noktada, 1 Temmuz 2026’ya kadar bu ülkelerde de başvuru yaparsa, yaptığı tüm başvurular için öncelik tarihi olarak 1 Temmuz 2025 kabul edilir. Bu da demektir ki, bu tarihten sonra yapılmış benzer buluş başvuruları Ayşe Hanım’ın buluşunun önüne geçemez.

4. Ulusal Öncelik Nasıl Talep Edilir?

Yurtdışında bir başvuru yapılırken, başvuru formunda TÜRKPATENT’e yapılan ilk başvuruya referans verilerek "priority claim" (öncelik talebi) yapılmalıdır. Genellikle şu bilgiler istenir:

  • Türkiye'deki başvurunun numarası
  • Başvuru tarihi
  • Hangi ülkede yapıldığı (TR olarak belirtilir)

Ayrıca çoğu ülke, bu hakkın belgelenmesini ister. Dolayısıyla TÜRKPATENT’ten alınan öncelik belgesi (priority document) ve İngilizce çevirisi başvuru dosyasına eklenir.

5. Hangi Ülkelerde Geçerlidir?

Ulusal öncelik hakkı, Paris Sözleşmesi'ne taraf olan ülkelerde geçerlidir. Türkiye de bu sözleşmeye taraftır. Bu nedenle, örneğin Almanya, Fransa, ABD, Japonya, Güney Kore, Çin, İngiltere gibi ülkelerde bu hak kullanılabilir.

6. PCT ve Ulusal Öncelik Hakkı İlişkisi

Ulusal öncelik hakkı, PCT (Patent İşbirliği Anlaşması) başvurularında da kullanılabilir. Ayşe Hanım, TÜRKPATENT’e yaptığı başvurudan itibaren 12 ay içinde bir PCT başvurusu yaparsa, PCT başvurusunun öncelik tarihi olarak yine TÜRKPATENT başvurusu kabul edilir. Bu sayede 150’den fazla ülkede tek bir başvuruyla uluslararası koruma sürecini başlatabilir.

7. Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • 12 aylık süre kesindir; tek bir gün bile gecikme telafi edilemez.
  • Yurtdışında başvuru yaparken öncelik hakkı açıkça talep edilmelidir. Aksi halde bu haktan yararlanılamaz.
  • Buluşun, öncelik tarihinden sonra kamuya açıklanması (örneğin web sitesinde paylaşılması) sorun teşkil etmez. Ancak öncelik hakkı kullanılmazsa bu açıklama "yenilik ihlali" doğurabilir.

Sonuç:

Ulusal öncelik hakkı, özellikle uluslararası pazarlara açılmayı hedefleyen buluş sahipleri için stratejik bir kalkandır. Hem zaman kazandırır hem de buluşun korunabilirliğini garanti altına alır. Ancak bu hakkın kullanımı dikkat ve bilgi ister. Bu nedenle profesyonel bir patent vekiliyle çalışmak, hak kayıplarının önüne geçmek açısından büyük önem taşır. Ayrıntılı bilgi almak için 0216 553 22 23 telefon üzerinden hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerimiz için tıklayın.[...]

Read more

Patent Vekilinin Mesleki Sorumlulukları

Patent , Patent Tescili , Patent Nasıl Alınır , patent vekili , Patent Vekili Olarak Tavsiyelerim , Patent vekili Türkiye , Patent Başvurusu , Patent Başvuru , patent başvuru süreci

Patent vekilinin mesleki sorumlulukları ve hatalarının başvuru sürecine etkisi önemli bir konudur. Hem vekil hem de başvuru sahibi için kritik sonuçlar doğurabilir. İşte detaylı açıklaması:

Patent Vekilinin Mesleki Sorumlulukları

1. Başvurunun Doğru ve Eksiksiz Hazırlanması

  • Patent vekili, başvuru dosyasının tüm teknik ve hukuki gerekliliklere uygun, eksiksiz ve doğru hazırlanmasından sorumludur.
  • Teknik detayların doğru aktarılması, buluşun kapsamının net ve anlaşılır şekilde tanımlanması vekilin temel görevlerindendir.

2. Başvuru Sürecinin Takibi

  • Başvurunun ilgili patent ofisine zamanında sunulması,
  • Resmi ücretlerin ödenmesi,
  • Eksiklikler veya itirazlar halinde gereken cevapların hazırlanması ve sunulması,
  • Yenileme ve resmi işlemlerin takip edilmesi.

3. Müşteri ile Etkili İletişim

  • Müşteriyi başvuru süreci, olası riskler ve haklar konusunda bilgilendirmek,
  • Stratejik tavsiyelerde bulunmak.

4. Gizliliğin Korunması

  • Başvuruya dair tüm bilgilerin gizliliğini sağlamak,
  • Müşteri sırlarının korunmasına dikkat etmek.

5. Yasal ve Etik Kurallara Uygunluk

  • Meslek etiği kurallarına riayet etmek,
  • Çıkar çatışmasından kaçınmak.

Patent Vekilinin Hatasının Başvuruya Etkileri

1. Başvurunun Reddedilmesi veya İptali

  • Eksik, yanlış veya hatalı hazırlanmış başvurular resmi makamlarca reddedilebilir.
  • Teknik açıklamalarda hata varsa buluşun patentlenebilirliği düşer.

2. Zaman Aşımı ve Hak Kaybı

  • Resmi sürelerin kaçırılması başvurunun düşmesine, yenileme yapılmaması hak kaybına yol açar.

3. Patent Korumasının Kısıtlanması

  • Yanlış kapsam belirlenmesi, patentin gereğinden dar veya çok geniş olması, hakların etkin kullanılmasını engeller.

4. Hukuki Uyuşmazlıklar

  • Vekilin hatası nedeniyle ortaya çıkan eksiklikler, sonradan üçüncü kişilerin itirazlarına ve hukuki sorunlara neden olabilir.

5. Maddi ve Manevi Tazminat Yükümlülüğü

  • Vekilin kusuru nedeniyle başvuru sahibi zarar görürse, vekil bu zararı tazmin etmekle yükümlü olabilir.

Özet

Patent Vekili Sorumlulukları

Hatanın Başvuruya Etkisi

Doğru ve eksiksiz başvuru hazırlama

Başvurunun reddi veya zayıf koruma

Süre takibi ve resmi işlemler

Süre kaçırma nedeniyle hak kaybı

Müşteri ile iletişim ve bilgilendirme

Yanlış strateji nedeniyle maddi kayıp

Gizlilik ve mesleki etik kurallar

Güven kaybı ve hukuki yaptırımlar

Sonuç:

Patent vekili, hem teknik hem hukuki anlamda başvurunun tüm aşamalarında titiz ve dikkatli olmalıdır. Yapılan en küçük hata bile patent hakkının kazanılmasını ve korunmasını riske atabilir. Bu nedenle vekil seçimi ve vekille yakın işbirliği çok önemlidir. Ayrıntılı bilgi almak için 0216 553 22 23 telefon üzerinden hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerimiz için tıklayın.[...]

Read more

Üniversite Buluşlarında Öğretim Elemanı İle Üniversite Arasında Hak Paylaşımı

Patent , Patent Tescili , Patent Nasıl Alınır , Üniversite Buluşları , Patent Sahibi , Patent Sahibinin Yasal Gereklilikleri , Patent Sahibi Olmanın Avantajları , Patent Nasıl Alınır Süreçler , Üniversiteler için Patent

Türkiye’de üniversite buluşlarında öğretim elemanı ile üniversite arasındaki hak paylaşımı, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu ve ilgili üniversitelerin Fikri ve Sınai Haklar Yönetmelikleri çerçevesinde düzenlenir. Aşağıda bu sürecin temel prensipleri açıklanmaktadır:

1. Yasal Çerçeve

  • 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (Madde 121 ve 122): Üniversitelerde çalışan öğretim elemanlarının gerçekleştirdiği buluşlar, genellikle “hizmet buluşu” olarak sınıflandırılır. Bu durumda, buluş üzerindeki haklar öncelikle üniversiteye aittir, çünkü buluş, üniversite kaynakları (laboratuvar, ekipman, fon vb.) kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
  • 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu: Üniversitelerin araştırma sonuçları ve buluşlar üzerindeki haklarını düzenler. Üniversiteler, bu kanuna dayalı olarak kendi fikri mülkiyet yönetmeliklerini oluşturur.
  • Üniversite Yönetmelikleri: Her üniversite, fikri mülkiyet haklarının paylaşımı ve ticarileştirilmesi konusunda kendi iç yönetmeliklerini oluşturur. Bu yönetmelikler, hak paylaşımı oranlarını ve süreçleri belirler.

2. Hak Paylaşımı Süreci

Hak paylaşımı, buluşun ticarileşmesi (örneğin, patent lisansı, satış veya ticari ürün) durumunda elde edilen gelirin üniversite ile öğretim elemanı (veya buluşu gerçekleştiren ekip) arasında bölüşülmesini içerir. Genel olarak süreç şu şekilde işler:

  • Buluş Bildirimi: Öğretim elemanı, buluşunu üniversiteye bildirir. Bu bildirim, üniversiteye buluşun haklarını talep etme hakkı tanır.
  • Patent Başvurusu: Üniversite, buluşun patentlenebilirliğini değerlendirir ve uygun görülürse patent başvurusu yapar. Başvuru masrafları genellikle üniversite tarafından karşılanır.
  • Gelir Paylaşımı: Buluşun ticarileşmesi durumunda elde edilen gelir (lisans ücretleri, royalty vb.) üniversite ile öğretim elemanı arasında paylaşılır. Paylaşım oranları, üniversite yönetmeliklerine göre değişir, ancak genellikle şu şekilde olur:
    • Öğretim Elemanı: Gelirin %30 ila %60’ı arasında bir pay alır. Bu oran, buluşun niteliğine, katkıya ve üniversite politikalarına bağlıdır.
    • Üniversite: Kalan pay, üniversiteye gider ve genellikle araştırma fonları, teknoloji transfer ofisleri veya diğer akademik faaliyetler için kullanılır.
    • Ekip Çalışmaları: Eğer buluş birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilmişse, öğretim elemanları arasındaki paylaşım, katkı oranlarına göre belirlenir.

3. Örnek Uygulamalar

  • Bazı üniversiteler, örneğin Boğaziçi Üniversitesi veya Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), teknoloji transfer ofisleri aracılığıyla bu süreci yönetir ve gelir paylaşımı için sabit oranlar belirler (örneğin, %50 öğretim elemanı, %50 üniversite).
  • 6769 Sayılı Kanun’a göre, öğretim elemanının buluş üzerindeki manevi hakları (örneğin, buluşçu olarak adı geçme hakkı) her zaman korunur, ancak maddi haklar üniversiteyle paylaşılır.
  • Üniversiteler, gelir paylaşımında patent masraflarını (başvuru, koruma, ticarileştirme giderleri) düşürdükten sonra net geliri dağıtır.

4. Önemli Notlar

  • Sözleşmeler: Öğretim elemanının üniversiteyle imzaladığı sözleşmeler, hak paylaşımı detaylarını etkileyebilir.
  • Bağımsız Buluşlar: Eğer buluş, üniversite kaynakları kullanılmadan tamamen öğretim elemanının kişisel çabasıyla gerçekleştirilmişse, bu “serbest buluş” olarak sınıflandırılır ve haklar öğretim elemanına aittir. Ancak, bu durumun ispatı zordur.
  • Ticarileşme Süreci: Üniversiteler, teknoloji transfer ofisleri (TTO) aracılığıyla buluşun ticarileşmesini destekler. TTO’lar, patent başvurusu, lisanslama ve ticari anlaşmalar gibi süreçlerde aktif rol oynar.

5. Farklı Üniversite Politikaları

Her üniversitenin Fikri ve Sınai Haklar Yönetmeliği farklı oranlar ve prosedürler içerebilir. Örneğin:

  • Hacettepe Üniversitesi: Gelirin %40’ı buluşçuya, %60’ı üniversiteye ayrılabilir.
  • İTÜ veya Sabancı Üniversitesi: Daha esnek oranlar veya katkı bazlı paylaşım modelleri uygulanabilir. Bu nedenle, kesin oranlar ve prosedürler için ilgili üniversitenin yönetmeliğine bakılması gerekir.

6. Öneriler

  • Öğretim elemanlarının, buluş bildiriminden önce üniversite yönetmeliğini ve teknoloji transfer ofisiyle iletişime geçmesi önemlidir.
  • Patent başvurusu ve ticarileşme süreçlerinde TTO’nun rehberliği alınmalıdır.
  • Hak paylaşımı anlaşmazlıklarında, 6769 Sayılı Kanun’un ilgili maddeleri ve üniversite yönetmelikleri bağlayıcıdır.

    Ayrıntılı bilgi almak için 0216 553 22 23 telefon üzerinden hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerimiz için tıklayın.
[...]

Read more

Ticari Sır İle Patent Arasındaki fark

Ticari sır ile patent , bir buluşun korunması , bir buluşun veya bilginin korunması , patent gizliliği , Patent Koruma , Patent Hukuki Koruma , Patent Maliyeti , Patent Kullanım Alanı , Ticari Sır mı? Patent mi?

Ticari sır ile patent, bir buluşun veya bilginin korunması için kullanılan iki farklı fikrî mülkiyet stratejisidir. Her ikisi de önemli avantajlar ve riskler barındırır. Hangisinin tercih edileceği; buluşun niteliğine, sektöre, kamuya açıklanma riskine ve korunma süresine göre değişir.

Aşağıda farkları ve hangi durumda hangisinin tercih edileceğine dair kapsamlı bir karşılaştırma yer alıyor:

 1. Temel Tanım

Kriter

Ticari Sır

Patent

Tanım

Sadece belirli kişilerce bilinen, gizli tutulan, ekonomik değeri olan bilgi

Yeni, buluş basamağı içeren ve sanayiye uygulanabilir bir teknik çözüm

Koruma Şekli

Bilginin gizli tutulmasıyla (otomatik koruma)

Devlete başvuru yapılarak tescil alınması yoluyla

2. Gizlilik ve Kamuya Açıklık

Kriter

Ticari Sır

Patent

Kamuya açıklık

Gizli kalmak zorunda, ifşa edilirse koruma biter

Patent başvurusu kamuya açıklanır, herkes görebilir

Koruma stratejisi

Gizlilik anlaşmaları (NDA), iç kontrol, sınırlı erişim

Resmî başvuru ve tescil

 3. Koruma Süresi

Kriter

Ticari Sır

Patent

Koruma süresi

Süre sınırı yok, sır korunduğu sürece devam eder

Genelde 20 yıl, sonra kamu malı olur

 4. Hukuki Koruma

Kriter

Ticari Sır

Patent

Koruma şekli

Sır kasıtlı çalınırsa “haksız rekabet” ve “cezai sorumluluk” oluşur

Patent hakkına tecavüz doğrudan dava konusu yapılabilir

İspat yükü

Sırrın çalındığını ispatlamak zordur

Patent belgesi açık ve somut koruma sağlar

5. Maliyet

Kriter

Ticari Sır

Patent

Maliyet

Düşük (sadece gizliliği sağlamaya yönelik giderler)

Yüksek (başvuru, vekil, yıllık harç vb.)

6. Uygunluk ve Kullanım Alanı

Durum / Sektör

Tercih Edilen Koruma Türü

Kimyasal formül, tarif, algoritma vb. kolay taklit edilemeyen bilgi

Ticari Sır

Yeni makine, yöntem, teknik ürün, mühendislik buluşu

Patent

Coca-Cola formülü gibi nesiller boyu saklanabilecek sırlar

Ticari Sır

Buluşun lisanslanması, devredilmesi planlanıyorsa

Patent

Bilginin başkası tarafından tescil edilmesi riski varsa

Patent (zaman yarışı önemlidir)

 Sonuç: Hangisi Tercih Edilmeli?

Ticari sır tercih edilmeli, eğer:

  • Buluş uzun süre gizli kalabiliyorsa (örneğin gıda formülü, iç yazılım algoritması),
  • Tersine mühendislikle kolayca keşfedilemiyorsa,
  • Kamuya açıklanması risk teşkil ediyorsa.

 Patent tercih edilmeli, eğer:

  • Buluş kamuya açıklansa bile korunmaya değer ve rakiplerce taklit edilebilir durumdaysa,
  • Tersine mühendislikle kolayca anlaşılabiliyorsa (makine, sistem, süreç),
  • Lisanslama, yatırım alma veya yasal koruma hedefleniyorsa.
 Örnekler:

Örnek

Koruma Türü

Coca-Cola'nın içeriği

Ticari sır

Dyson elektrikli süpürgesi

Patent

Google arama algoritması

Ticari sır

Otomatik park sistemli araç

Patent

 

 Ayrıntılı bilgi almak için 0216 553 22 23 telefon üzerinden hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerimiz için tıklayın.[...]

Read more

Patent Lisans Sözleşmelerinde Yapılan Hukuki hatalar nelerdir?

patent lisansı , Patent Lisansı Nedir , Patent Lisans Türleri , Patent Sınırları , Patent Süresi , Patent Ücretleri , Patent Alt Lisans , Patent Teknik Bilgi , Patent Fesih , Patent İhlal , Patent Denetim , Patent Yetkili Mahkeme , Patent Tescil Bilgileri

Patent lisans sözleşmeleri, teknik buluşların kullanım haklarını düzenleyen ve hem lisans veren (patent sahibi) hem de lisans alan (kullanıcı) için büyük önem taşıyan sözleşmelerdir. Ancak uygulamada bu sözleşmelerde bazı hukuki hatalar sıkça yapılmakta, bu da taraflar arasında uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.

Aşağıda patent lisans sözleşmelerinde en sık yapılan hukuki hataları özetliyoruz:

 1. Lisansın Türünün Açıkça Belirtilmemesi

Patent lisansları genellikle iki türdür:

  • İnhisari (exclusive) lisans: Sadece lisans alana hak tanınır, patent sahibi dahi kullanamaz.
  • İnhisari olmayan (non-exclusive) lisans: Birden çok kişiye lisans verilebilir, patent sahibi de kullanabilir.

Hata: Sözleşmede bu ayrım yapılmazsa, taraflar arasında ciddi uyuşmazlıklar çıkabilir.

Öneri: Lisans türü mutlaka açık, tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtilmelidir.

 2. Coğrafi ve Sektörel Sınırların Belirlenmemesi

Hata: Lisans hakkının hangi ülkelerde veya hangi sektörde geçerli olduğu belirtilmeden genel ifadelerle düzenlenmesi.

Öneri: “Türkiye sınırlarında geçerli olmak üzere” veya “yalnızca medikal cihaz üretiminde kullanım içindir” gibi net tanımlar yapılmalıdır.

 3. Süre Belirsizliği

Hata: Lisansın kaç yıl geçerli olacağı veya hangi durumda sona ereceği belirtilmez.

Öneri: Lisansın süresi, yenileme koşulları ve fesih halleri net biçimde yazılmalıdır. Aksi halde süresiz ve iptal edilemez bir lisans izlenimi oluşabilir.

 4. Ücretlendirme Sisteminin Belirsizliği

Hata: Sabit mi, yoksa ciroya dayalı mı ödeme yapılacağı net değildir. Ödeme tarihleri, döviz cinsi veya KDV’ye ilişkin açıklık yoktur.

Öneri: Ödeme türü (sabit ücret, royalty, kar payı vs.) detaylı açıklanmalı, ödeme planı sözleşmeye eklenmelidir.

 5. Alt Lisans Verme Yetkisinin Düzenlenmemesi

Hata: Lisans alanın, üçüncü kişilere yeniden lisans verip veremeyeceği belirtilmez.

Öneri: Alt lisans hakkı açıkça ya yasaklanmalı ya da yazılı onaya bağlanmalıdır.

6. Know-how ve Teknik Bilgi Paylaşımı Konusunda Netlik Olmaması

Hata: Patent dışında, tasarımlar, çizimler, üretim yöntemleri gibi teknik bilgiler de paylaşılacaksa, bunların gizliliği ve kapsamı düzenlenmez.

Öneri: Gerekirse ayrıca bir gizlilik sözleşmesi (NDA) yapılmalı veya patent lisans sözleşmesinde bu bilgiler için ayrı hükümler konulmalıdır.

 7. Fesih Hallerinin ve Sonuçlarının Belirlenmemesi

Hata: Sözleşmenin ne zaman, hangi durumda sona ereceği veya erken fesih halinde tarafların yükümlülüklerinin ne olacağı düzenlenmemiştir.

Öneri: Patent koruma süresinin dolması, iflas, lisans alanın yükümlülüklerini yerine getirmemesi gibi durumlarda fesih hakkı tanınmalıdır.

8. İhlal ve Denetim Hükümlerinin Eksikliği

Hata: Lisans alan patentin usule aykırı kullanımında, lisans verenin ne yapacağı belirsizdir.

Öneri: Patent sahibine, üretim ve satış süreçlerini denetleme hakkı tanınmalı ve ihlal durumunda uygulanacak yaptırımlar (sözleşmenin feshi, tazminat gibi) açıkça yazılmalıdır.

 9. Yetkili Mahkeme ve Uyuşmazlık Çözüm Yolu Belirtilmemesi

Hata: Uyuşmazlık çıkması halinde hangi mahkemeye başvurulacağı veya tahkim uygulanıp uygulanmayacağı belirtilmez.

Öneri: “Taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklarda İstanbul (Anadolu) Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir.” gibi açık bir madde eklenmelidir.

 10. Patent Tescil Bilgilerinin Belirsiz Olması

Hata: Hangi ülkede tescil edilmiş, kaç numaralı patentin lisanslandığı belirtilmeden sadece “X buluşuna ait patent” denilerek geçilir.

Öneri: Patent numarası, başvuru ve tescil tarihleri, tescil ülkeleri açıkça belirtilmelidir.

 Sonuç:

Patent lisans sözleşmeleri teknik bir alan ile hukukun kesişiminde yer alır. Bu yüzden sözleşmelerde hem fikri mülkiyet hukuku hem de sözleşme hukuku açısından dikkatli olunmalıdır. Hazırlık ve müzakere sürecinde bir patent ve marka vekili ile bir fikri mülkiyet hukukçusunun iş birliği çok değerlidir.  Ayrıntılı bilgi almak için 0216 553 22 23 telefon üzerinden hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerimiz için tıklayın.[...]

Read more

Madrid Protokolü ve EUIPO Karşılaştırması

EUIPO , EUTM , Madrid Protokolü , AB pazarı , Uluslararası Patent Yenileme , Uluslararası Patent Koruma , Uluslararası Patent Maliyet , Uluslararası Patent Başvuru , Uluslararası Patent Bavuru Şartları , Uluslararası Patent Tanım , Uluslararası Patent Kapsam

Uluslararası marka tescilinde Madrid Protokolü ile EUIPO karşılaştırması nedir?

Uluslararası marka tescilinde Madrid Protokolü ile EUIPO (Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi) başvurusu iki farklı strateji sunar. Hangisinin tercih edileceği, firmanın hedef pazarı, bütçesi ve uzun vadeli planlarına göre değişir.

Aşağıda ikisini kapsamlı şekilde karşılaştırıyoruz:

 1. Tanım ve Kapsam

Kriter

Madrid Protokolü

EUIPO Başvurusu (EUTM)

Nedir?

WIPO aracılığıyla yapılan çok ülkeye yönelik tek bir uluslararası başvuru sistemidir.

AB üyesi tüm ülkeleri kapsayan tek bir tescil sistemidir.

Kapsam

130'dan fazla ülke (2024 itibarıyla)

Tüm Avrupa Birliği üyesi 27 ülke

Merkez Kurum

WIPO (Cenevre)

EUIPO (Alicante, İspanya)

 2. Başvuru Şartları

Kriter

Madrid Protokolü

EUIPO

Ulusal Marka Zorunluluğu

Evet – Türkiye'de tescilli veya başvuru yapılmış bir markaya dayanmalı

Hayır – Başvuru doğrudan yapılabilir

Başvuru Dili

İngilizce, Fransızca veya İspanyolca

İngilizce veya diğer AB dilleri

Başvuru Tipi

Uluslararası başvuru (TR markasına bağlı)

Birlik Markası (EUTM)

3. Maliyet

Kriter

Madrid Protokolü

EUIPO

Başlangıç Ücreti

Uygun – temel ücret + ülke başına ücret

850 EUR (tek sınıf) + her ek sınıf için 50-150 EUR

Uzun Vadeli Maliyet

Seçilen ülke sayısına göre değişir

Tüm AB için tek ücret, tek yenileme

 4. Koruma ve Etki

Kriter

Madrid Protokolü

EUIPO

Koruma Alanı

Sadece seçilen ülkelerde geçerlidir

Tüm AB ülkelerinde otomatik geçerlidir

İtiraz Etkisi

Her ülkenin kendi ofisi değerlendirme yapar

Tek bir ülkede itiraz tüm AB tescilini etkiler

Parçalanabilirlik

Evet – bir ülkede ret olsa bile diğerleri devam eder

Hayır – ret alırsa tüm başvuru reddedilir (itiraz mümkün)

 5. Yenileme ve Yönetim

Kriter

Madrid Protokolü

EUIPO

Yenileme Süresi

10 yılda bir (seçilen ülkelere göre ayrı ayrı)

10 yılda bir, tek işlemle tüm AB için

Takip ve İzleme

Daha karmaşık – her ülke ayrı süreçte

Daha basit – tek ofis, tek prosedür

 Hangi Durumda Hangisi Tercih Edilmeli?

Amaç / Durum

Önerilen Sistem

Sadece Avrupa Birliği’nde koruma isteniyorsa

EUIPO (EUTM)

Avrupa dışında da ülkelerde tescil isteniyorsa (örneğin ABD, Japonya, Orta Doğu)

Madrid Protokolü

Maliyet avantajı aranıyorsa ve az sayıda ülke hedefleniyorsa

Madrid Protokolü

Tek merkezden kolay yönetim isteniyorsa (AB içinde)

EUIPO

 Sonuç:

  • Madrid Protokolü, çok ülkeye yayılmak isteyen firmalar için esnek ve ekonomik bir çözümdür.
  • EUIPO/EUTM, AB pazarını hedefleyenler için daha hızlı, doğrudan ve yönetimi kolay bir sistemdir.
     Ayrıntılı bilgi almak için 0216 553 22 23 telefon üzerinden hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerimiz için tıklayın.
[...]

Read more

Yapay Zeka Tarafından Üretilen Buluşlar Patentlenebilir mi?

Yapay zeka buluşları patentlenebilir mi , AI patent başvurusu Türkiye , İnsan mı yoksa yapay zeka mı mucit , Türk Patent Kurumu yapay zeka görüşü , Patentlenebilirlik , Patentlenebilirlik Araştırması

Kısa cevap: Bugünkü patent hukukuna göre, yapay zeka (YZ) tarafından tamamen otonom olarak üretilen bir buluş, birçok ülkede patentlenemez. Ancak insan katkısı varsa ve bu katkı yeterli düzeydeyse, bu durumda patent verilebilir.

 1. Patentlenebilirlikte Temel Kriter: “İnsan Mucit”

Patent sistemleri, şu soruyu temel alır:

“Buluşu kim yaptı?”

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO), Avrupa Patent Ofisi (EPO), ABD Patent ve Marka Ofisi (USPTO) ve Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT), patent başvurusunda bir insanın mucit olarak gösterilmesini zorunlu tutar.

Örnek:

  • 2019’da, Stephen Thaler adlı bir mucit, DABUS isimli bir yapay zeka sisteminin geliştirdiği iki buluş için patent başvurusunda bulundu:
    • “Gıda kabı” (fraktal bazlı yapı)
    • “Acil durum ışığı” (sinirsel aktivasyona tepki veren sistem)
  • EPO, USPTO ve Birleşik Krallık IP Ofisi bu başvuruları reddetti. Gerekçe: “Mucit yalnızca gerçek kişi olabilir.”

 2. İnsan-Katılımlı Yapay Zeka Buluşları Patentlenebilir

Eğer yapay zeka sadece bir yardımcı araç olarak kullanılmışsa ve buluşun teknik katkısı insana aitse, patent başvurusu yapılabilir.

Örnekler:

  • Bir mühendis, yeni bir otomotiv süspansiyon sistemini YZ destekli bir optimizasyon aracıyla geliştirirse → Patentlenebilir.
  • Bir doktor, teşhis algoritmasını yapay zeka yardımıyla geliştirirse → Patent başvurusu yapılabilir.

 3. Türk Patent Mevzuatına Göre Durum

Türk Patent ve Marka Kurumu da Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC) ile uyumlu olarak hareket eder.
Sınai Mülkiyet Kanunu’nda, mucidin gerçek kişi olması gerektiği hüküm altındadır.
Bu nedenle, YZ'nin tek başına mucit olarak gösterildiği başvurular reddedilir.

 4. Gelecekte Ne Olacak?

Yapay zeka sistemlerinin gelişmesiyle birlikte, özellikle “ortak mucitlik” (co-inventorship) ve yeni mülkiyet modelleri üzerine yasal düzenlemeler beklenmektedir. Avrupa Komisyonu, bu konuda politika belgeleri üretmeye başlamıştır. WIPO da bu alanda danışma toplantıları yapmaktadır.

Sonuç

Yapay zeka, bugünkü hukuk sisteminde yalnız başına mucit olamaz. Ancak insan katkısının olduğu senaryolarda, YZ destekli buluşlar patentlenebilir.
Bunun için başvuru dosyasında YZ'nin “yardımcı araç” olarak kullanıldığını, buluş fikrinin insana ait olduğunu açıkça belirtmek gerekir. Ayrıntılı bilgi almak için 0216 553 22 23 telefon üzerinden hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerimiz için tıklayın.[...]

Read more

"License In" mi, "License Out" mu? KOBİ’ler İçin Patent Lisanslama Stratejileri

License Out , Patenti Başkalarına Kiralamak , Patent Avantajları , Patent Dezavantajları , License In , Başkalarının Patentini Kullanmak , Akıllı Lisanslama , Patent , Patent Nasıl Alınır

Günümüzün hızlı değişen iş dünyasında, küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) için rekabetçi kalabilmenin yolu artık sadece kendi kaynaklarına dayanmak değil, dış kaynaklarla iş birliği kurmaktan geçiyor. Bu noktada “açık inovasyon modeli” çerçevesinde patent lisanslaması — yani “license in” ve “license out” — oldukça önemli bir rol oynuyor. Peki hangi strateji ne zaman kullanılmalı? Bu yazıda her iki lisanslama yöntemini detaylı olarak inceliyor, avantajlarını ve potansiyel risklerini ortaya koyuyoruz.

1. License Out: Patentini Başkalarına Kiralamak

"License out", bir KOBİ'nin sahip olduğu bir buluşu veya teknolojiyi başka şirketlere lisanslaması yani kendi patentini kullandırmasıdır. Bu strateji, özellikle üretim, pazarlama ya da dağıtım kapasitesi sınırlı olan işletmeler için etkili bir gelir modeli sunar.

 Avantajlar:

  • Mülkiyet korunur: Patent hakkı sizde kalır, yalnızca kullanımı devredersiniz.
  • Pazara erişim kolaylaşır: Lisans alan firma sayesinde yeni pazarlara girebilirsiniz.
  • Geliştirmeye ortaklık: Lisans alan firmanın katkısıyla teknoloji daha da geliştirilebilir.
  • Üretim yükünden kurtulursunuz: Kendiniz üretmek zorunda kalmazsınız.
  • Rakipleri müttefiğe çevirme: Potansiyel ihlalci bir şirketi lisans alarak iş ortağı haline getirebilirsiniz.

 Dezavantajlar:

  • Düşük kâr marjı: Ürünü kendiniz piyasaya sürmeniz durumunda elde edebileceğiniz kârı kaçırabilirsiniz.
  • Yeni rakip yaratma riski: Münhasır olmayan bir lisans verdiğinizde lisans alan şirket ileride rakibiniz olabilir.
  • Tek bir lisans alan firmaya bağımlılık: Tüm geliriniz bir lisans alan firmadan geliyorsa bu ciddi bir risktir.
  • Yarım kalmış teknoloji sorunları: Geliştirme tamamlanmadıysa gelecek yükümlülükler doğabilir.

Örnek: Ar-Ge yatırımı yapmış bir medikal cihaz KOBİ’si, ürününü üretip satacak sermayeye sahip değilse büyük bir medikal cihaz üreticisine lisans vererek pazara giriş sağlayabilir.

2. License In: Başkalarının Patentini Kullanmak

"License in", başka bir şirketin sahip olduğu patente lisans yoluyla erişim sağlamaktır. Bu yöntem, Ar-Ge bütçesi sınırlı olan ya da pazara hızlı girmek isteyen KOBİ’ler için idealdir.

 Avantajlar:

  • Pazara hızlı giriş: Mevcut bir teknolojiyi kullanarak pazara girme süresi kısalır.
  • Ar-Ge maliyetinden tasarruf: Yeni bir teknoloji geliştirmek yerine mevcut olanı kullanmak daha ekonomik olabilir.
  • Teknoloji birleştirme: Farklı teknolojileri birleştirerek daha güçlü ürün veya hizmetler sunabilirsiniz.

 Dezavantajlar:

  • Teknoloji hazır olmayabilir: Lisans aldığınız teknoloji henüz ticarileşmeye hazır olmayabilir.
  • Ek maliyet riski: Pazarda lisanslı ürününüzün fiyatı rekabet edemeyecek düzeyde kalabilir.
  • Dışa bağımlılık: Teknoloji dışarıdan geldiği için şirket içi kontrol azalır, lisans verenin kararlarına bağımlı hale gelirsiniz.

Örnek: Bir tarım teknolojisi firması, Hollanda’daki bir üniversitenin geliştirdiği akıllı sulama sistemine lisans alarak ürün gamını hızla genişletebilir.

3. Hangisini Seçmelisiniz?

Her iki yaklaşım da doğru koşullarda oldukça verimli olabilir. Hangi yöntemin seçileceği, tamamen şirketin mevcut durumuna, stratejik hedeflerine ve piyasadaki yerine bağlıdır.

 Karar vermeden önce şu soruları sorun:

  • Elimdeki teknolojiyi üretip satacak kaynağım var mı?
  • Pazara girmek için zamanım ve sermayem yeterli mi?
  • Patentimi lisanslayarak mı daha çok kazanırım, yoksa kendim üretirsem mi?
  • Dış teknolojilere ne kadar bağımlı olmak istiyorum?

İpuçları:

  • Teknoloji geliştiriyorsanız ama üretim gücünüz yoksa License Out.
  • Ürün fikriniz var ama teknolojiniz yoksa License In.
  • Hem içeriden geliştirin, hem dışarıdan güç alın: Her ikisini birden kullanmak da mümkündür.

Sonuç: Akıllı Lisanslama, Akıllı Büyüme

KOBİ’ler için lisanslama stratejileri, sınırlı kaynakları etkin kullanmanın ve büyümenin anahtarıdır. İster kendi teknolojinizi lisanslayın, ister başkasının patentini kullanın, doğru bir lisans anlaşması sizi pazarda güçlü bir oyuncu haline getirebilir. Ancak lisanslama karmaşık ve uzun vadeli etkiler doğurabilecek bir süreçtir.

Bu nedenle:

 Stratejinizi iyi planlayın,
 Profesyonel danışmanlık alın,
 Patent vekili veya lisanslama uzmanlarıyla çalışın.

Unutmayın: Bir patent sadece fikri mülkiyet değil, aynı zamanda doğru yönetildiğinde sizi geleceğe taşıyacak bir ticari silahtır.

Patent lisanslama sürecinizde yol gösterecek destek mi arıyorsunuz? Uzman danışmanlarımızla iletişime geçerek hem patentlerinizi koruyabilir hem de gelir modelinizi güçlendirebilirsiniz. Ayrıntılı bilgi almak için 0216 553 22 23 telefon üzerinden hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerimiz için tıklayın.[...]

Read more

Patent Başvurularında ChatGPT Gibi Üretici Yapay Zekâların Çıktıları Nasıl Değerlendirilir?

ChatGPT mucit değildir , Patentte İnsan Katkısı , Patentte Değerlendirme Kriterleri , Patentte Yaratıcılık

ChatGPT bir yardımcı araçtır, mucit değildir.

Patent hukukuna göre bir yapay zekâ aracı (örneğin ChatGPT, Midjourney, DALL·E) bir mucit olarak kabul edilmez. Bu tür araçlardan elde edilen içerik, ancak insan zihni tarafından yönlendirilmişse patentlenebilir.

Değerlendirme Kriterleri

a. İnsan katkısı net mi?

Eğer ChatGPT'den alınan öneriler geliştirici tarafından analiz edilip teknik bir yapıya dönüştürülmüşse, bu insan katkısı sayılır.

Örnek: “ChatGPT’den aldığım formülasyon önerisini değiştirerek yeni bir kimyasal kombinasyon geliştirdim.”

b. Yaratıcılık kimde?

  • Sadece ChatGPT'nin sunduğu bir çözümü doğrudan alıp patent başvurusu yapmak → Reddedilme riski yüksek.
  • Ancak önerileri teknik deneyimle birleştirip özgün bir çözüm geliştirmek → Patentlenebilir.

 Başvuru Dosyasına Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

  • ChatGPT’nin hangi rolü üstlendiği açıklanmalı: "Yardımcı araç", "literatür önerici", "alternatif senaryo üretici" gibi.
  • Nihai teknik çözümde insan katkısı vurgulanmalı.
  • ChatGPT'nin doğrudan çıktıları örnek olarak kullanılabilir ama başvuru metninin tamamı bu içeriklerden oluşmamalıdır.

 Hukuki Riskler

  • ChatGPT'nin önerdiği çözümler başka bir kullanıcıya da önerilmiş olabilir.
  • Bu nedenle özgünlük ve yenilik kriteri zarar görebilir.
  • Ayrıca, ticari kullanımı engelleyen OpenAI kullanım şartları kapsamında bazı içerikler telif problemi doğurabilir.

 Örnek Senaryo

Bir girişimci, ChatGPT’ye “daha hızlı eriyen biyoplastik üretimi için katkı maddesi öner” sorusu sordu.
ChatGPT birkaç kimyasal önerdi. Girişimci bunlardan birini deneyerek ısıya daha dayanıklı bir formül geliştirdi.
 Bu durumda girişimcinin teknik sürece katkısı var, buluş patentlenebilir.
Ancak sadece önerilen bileşimi başvuruya eklemesi halinde, başvuru reddedilebilir.

Sonuç

ChatGPT gibi üretici yapay zekâlar, buluş sürecinde yardımcı araç olarak değerlendirilmeli, patent başvurularında ise nihai teknik çözümün insana ait olduğu açıkça belirtilmelidir. Ayrıntılı bilgi almak için 0216 553 22 23 telefon üzerinden hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerimiz için tıklayın.[...]

Read more

Hakkımızda

Meslek Patent Logo

Patent, marka ve tasarım tescilleri alanında hizmet vermek üzere 2007 yılında kurulan Protech Teknolji Danışmanlık Ltd. Şti. bünyesinde barındırdığı fikri mülkiyet uzmanları ile Türkiye'de yaratılan buluşlara patent tescili, ortaya çıkarılan orijinal tasarımlara endüstriyel tasarım tescili ve ürün isimleri, firma isimleri vb. işaretlerin korunması hususunda marka tescili konusunda müşterilerine titiz, profesyonel, süratli ve uygun fiyat politikalarına sadık kalarak danışmanlık hizmeti vermektedir.